İran, ABD‑İsrail savaşı 24. gününde: Bölgeyi sarsan son dakika gelişmeler
Orta Doğu’daki en büyük askeri çatışmalardan biri olarak tarihe geçen ABD‑İsrail‑İran savaşı, başladığı günden bu yana giderek tırmanıyor. Savaşın 24. gününe girilirken, hem askeri hem diplomatik cephelerde kritik gelişmeler yaşanıyor; bölgesel istikrar ve küresel ekonomi açısından riskler çarpıcı şekilde artıyor.
Savaşın seyri ve son günlerin önemli adımları
Savaş, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik koordineli saldırılarıyla başladı ve o günden bu yana çatışmalar devam ediyor. Tahran yönetimi, misilleme olarak İsrail ve bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırılar düzenlerken, bölge genelinde sivil kayıplar ve altyapı hasarları artıyor.
Son 24. günde uluslararası gündeme damgasını vuran başlıklardan biri, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik verdiği son 48 saatlik süre oldu. Trump, İran’ın stratejik önemdeki Hürmüz Boğazı’nı tamamen açmaması halinde, ülkenin enerji altyapısını hedef alacaklarını belirtti ve bu açıklamanın süresi bugün doluyor.
Bu uyarı, sadece askeri değil aynı zamanda ekonomik sonuçları da doğrudan hedefleyen bir diplomasi aracı olarak değerlendiriliyor. Trump’ın bu adımı, savaşın sadece saha üzerinde değil, küresel enerji piyasasında da etkili olduğunu ortaya koyuyor.
İran’ın yanıtı ve bölgedeki askeri hareketlilik
İran yönetimi, Trump’ın sürenin dolmasına saatler kala yaptığı açıklamalara sert yanıt verdi. Tahran’daki yetkililer, eğer İran’ın enerji tesisleri hedef alınırsa, ABD ve müttefiklerinin enerji altyapısına karşı misilleme yapacaklarını açıklayarak gerilimi artırdı.
Aynı dönemde İran tarafından gerçekleştirilen füze saldırılarının, İsrail’in Arad ve Dimona gibi yerleşim bölgelerinde sivil tahliyelere neden olduğu bildirildi. Binlerce İsrailli aile, olası saldırılardan korunmak için evlerini terk etmek zorunda kaldı ve bu durum bölge halkı üzerinde psikolojik baskıyı artırdı.
ABD merkezli askeri komuta kaynaklarıysa, çatışmanın “planın ötesinde” ilerlediğini belirterek İran’ın sivilleri hedef alan saldırılarının sürdüğünü ifade etti. Aynı açıklamada, İran’ın sık kullanılan drone ve balistik füze kapasitesinin azaldığı, bunun yerine daha sınırlı ama istikrarlı saldırıların yapıldığı belirtildi.
Sivil kayıplar ve insani etkiler
Savaşın 24. gününde sivil kayıplarla ilgili bilgiler de oldukça çarpıcı. İran içindeki yerel kaynaklar, saldırıların okullar, hastaneler ve kültürel alanlar dahil olmak üzere sivil mimariyi hedef aldığını ve binlerce yapının zarar gördüğünü aktarıyor. İran Kızılay’ı tarafından yapılan tahminlere göre on binlerce konut ağır hasar aldı; yüz binin üzerinde insan yerinden edildi.
Bu durum, İran’da yaşam koşullarını zorlaştırırken uzun vadede bölgesel istikrarın yeniden sağlanmasını da zorlaştırıyor. İnsan hakları örgütleri, savaşın tarafsız sivil bölgeleri koruyan uluslararası anlaşmalarla çeliştiğini belirtirken, sivil kayıpların yanı sıra temel altyapının zarar görmesi insanî yardım ve sağlık hizmetlerini de sekteye uğratıyor.
Enerji piyasaları ve küresel ekonomi
Hürmüz Boğazı’nın savaş nedeniyle kapanma riski, küresel petrol piyasasında arz güvenliğini doğrudan tehdit etti. Enerji piyasası uzmanları, savaşın bu kadar uzaması ve boğazdaki belirsizliklerin sürmesi halinde petrol fiyatlarının ciddi şekilde yükselebileceğini vurguluyor. Bu durum, özellikle Avrupa ve Asya enerji tüketicileri için maliyet artışlarına yol açabilir.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı da bu hafta yaptığı açıklamada, savaşın küresel ekonomik büyümeye “büyük ve ciddi bir tehdit” oluşturduğunu belirtti; enerji sektöründeki aksaklıkların 1970’lerin petrol şoklarını aratmayacak seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulundu.
