Yerli Robinson’ 10 yıl sonra Gavur Gölü’ndeki adacığına geri döndü: Doğayla iç içe yaşamın hikâyesi
Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde herkesin “Yerli Robinson” olarak tanıdığı 80 yaşındaki Bayram Oğul, bugünlerde görenleri hem şaşırtan hem de duygulandıran bir geri dönüş hikâyesiyle gündeme geldi. Yaklaşık 10 yıl önce kuraklık nedeniyle terk etmek zorunda kaldığı Gavur Gölü’ndeki tek odalı evine, yeniden kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. Bölgede etkili olan kar ve yağmur yağışları göl seviyesini tekrar yükseltti; bu da Oğul’a, uzun yıllar sonra “adacığına” geri dönme fırsatı verdi.
Gavur Gölü, bölgenin zengin sulak alanları arasında yer alıyor ve yaklaşık 40 bin dönümlük geniş bir su alanı barındırıyor. Yıllar süren kuraklık döneminde göldeki su seviyesi kritik ölçüde azaldığı için Oğul’un yaşadığı küçük ada bir süre görünmez oldu ve buradaki yaşam neredeyse imkânsız hâle geldi. Fakat son dönemdeki artan yağışlarla göl yeniden canlandı; kanalları çevreleyen su seviyeleri yükseldi ve Oğul’un yıllar önce terk ettiği adacık yeniden suyla çevrili hale gelerek eski görüntüsüne kavuştu.
Yıllar sonra adada yeniden hayat
Bayram Oğul’un yaşam alanı, tek odalı mütevazı eviyle gölün ortasındaki adacığın huzurlu köşesi hâline gelmişti. O dönem, gölde suyun azalmasıyla birlikte balık popülasyonunda ciddi düşüş yaşanmış, Oğul da artık burada yaşamaya devam edememişti. Gölün yeniden su toplamasıyla balık sayısının arttığını söyleyen Oğul, şimdi gün içinde kayığını alarak kanallarda açılıyor ve 2–3 kilogram civarında balık tutabildiğini ifade ediyor.
Adacığın yeniden canlanması, sadece su seviyesinin yükselmesiyle ilgili değil aynı zamanda bölgedeki ekosistemin de dengelenmesine bağlı. Son yağışlarla birlikte göldeki bitki örtüsü canlanırken, kuş ve diğer su canlılarının da geri dönmeye başladığı görülüyor. Bu da özellikle doğaseverler ve ziyaretçiler için çekici bir manzara sunuyor.
Oğul, gölde geçirdiği zamanın kendisi için adeta bir terapi olduğunu söylüyor. “Gölde su oluşunca tekrar ziyaret etmeye başladım. Kafamı dinliyorum. Dostlar geldiği zaman çayımı alıyorlar, bulabiliyorsa yemek yiyoruz,” diye anlatıyor. Misafirlerini ağırlamaktan büyük keyif aldığını belirten Oğul, adaya gelmediği günlerde ruhunun sıkıldığını ve huzur bulamadığını ifade ediyor. Bu açıkça gösteriyor ki adacık, sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda onun için manevi bir sığınak hâline gelmiş.
Gençliğini, yaşam sevinci ve doğayla kurduğu bağ
Yerel halk ve çevre sakinleri, Bayram Oğul’u göl ve adacık ile bütünleşmiş bir figür olarak tanımlıyor. Oğul da bu benzetmeye içtenlikle katılıyor: “Bana Yerli Robinson diyorlar. 80 yaşındayım ve gençliğimi bu adaya borçluyum.” Bu sözler, onun doğayla kurduğu bağın ve adadaki yaşamının yaşam sevinci üzerinde ne kadar derin bir etkisi olduğunu ortaya koyuyor.
Oğul’un yaşam tarzı, basit ama anlamlı anlarla dolu. Sabahları kayığıyla kanallarda gezinip balık tutmasının yanı sıra, gelen ziyaretçilerine sohbet ve ikramlarla eşlik ediyor. Ziyaretçiler arasında yerel halktan ya da çevre sakinlerinden gelenler olduğu gibi, gölün yeniden suyla dolması sayesinde doğa fotoğrafçıları ve macera arayan gezginler de bulunuyor. Oğul’un samimi tavrı ve doğayla uyumlu yaşam tarzı, göl ziyaretçilerinin en çok konuştuğu özellikler arasında.
Bir yaşam felsefesi
Gavur Gölü’ndeki adacık, sadece eski bir yaşama alanı değil, aynı zamanda kişinin doğayla barışık, sade ve derin bir yaşam felsefesi geliştirmesine de vesile olmuş durumda. Bayram Oğul’un hikâyesi, modern yaşamın koşuşturmasından uzak durup doğanın ritmine uyum sağlamanın insana nasıl huzur ve doyum verebileceğinin somut bir örneğini oluşturuyor.
Bir zamanlar kuraklık ve terk edilmişlikle anılan bu küçük ada, şimdi yeniden suyla çevrili, canlı balık sürüleri ve ziyaretçi sohbetleriyle dolu huzurlu bir yaşam alanı hâline gelmiş durumda. Oğul’un söyledikleri de bu dönüşümü en güzel şekilde özetliyor: “Gölde su oluşunca tekrar ziyaret etmeye başladım. Kafamı dinliyorum…”